Şair

 

Daha önce dolanmıştım hayatın arasından, ortasında

acı dolu bir sevdanın: Daha önce

gözlerim hayata çivilenmiş olarak

bir küçük sayfa kuvars saklamıştım.

İyiliği satın aldım, buldum kendimi

açgözlülüğün pazarında, soludum hasedin

en sağır sularını, maskelerin ve yaratıkların

insansı olmayan uzaklıklarını.

Yaşadım deniz bataklıklarından bir dünyada

çiçeğin, o beyaz zambağın, titreyen köpüğünde

beni aniden yuttuğu yerde,

ve ayağımı nereye koyduysam

ruhum uçurumun çenesine kaydı.

İşte böyle doğdu benim şiirim, zorlukla kurtuldu

dikenlerden, yayıldı

bir ceza olarak üzerine yalnızlığın,

ya da utançsızlığın bahçelerinde

tamamen gömülene dek en gizli çiçeği yalıttı.

Kendi dehlizlerinde yalnız yaşayan

o kasvetli su gibi yalıtılmış,

koştum bir elden öbürüne her bir yaratığın

yalnızlığına, o gündelik nefrete.

Biliyordum böyle yaşayacağımı, fakat en tuhaf

denizdeki balık gibi saklanmış

o yarım canlı, ve o çamurlu

sonsuzlukta rastladım ölüme.

Kapılarını ve yollarını açan ölüm.

Duvarlar boyunca kayan ölüm.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on birinci bölümü “Punitaqui’nin Çiçekleri”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy