MANZARALAR

 

(I) New Hampshire

Meyve bahçesinde çocukların sesleri
Çiçeklenme ve hasat zamanı arasında:
Altın baş, kızıl baş,
Yeşil uçla kök arasında.
Kara kanat, kahverengi kanat, üzerinde uçar;
Yirmi yıl ve bitti bahar;
Bu-güne kederler ve ertesi-güne kederler,
Yapraklar-içinde-ışık, beni örter;
Altın baş, kara kanat,
Tutun, salın,
Sıçra, şakı,
Salın dur elma ağacında.

(II) Virginia

Kızıl nehir, kızıl nehir,
Yavaş akış sıcaklık sessizliktir
Hiçbir şey bir nehrin oluşu gibi
Olamaz. Sıcaklık devinir mi
Sadece bülbülün bir kez duyulması
Sayesinde? Dingin tepeler
Bekler. Bekler kapılar. Eflatun ağaçlar,
Beyaz ağaçlar, bekler, bekler,
Gecikir, çürür. Yaşar, yaşar,
Kımıldamaz asla. Kımıldar hep
Demir düşünceler, gelir benle
Ve gider benle:
Kızıl nehir, nehir, nehir.

(III) Usk

Ansızın kırma dalı, yahut
Beyaz pınarda sadece
Beyaz geyiği bulmayı umut et.
Kenara bak, mızrağa değil, heceleme
Eski tılsımları. Bırak uyusunlar.
“Yavaşça dal, fakat fazla derine değil”,
Kaldır gözlerini
Yokuş aşağı ve yokuş yukarı
Ara sadece
Boz ışığın yeşil havayla buluştuğu yerde
Münzevi’nin şapelini, hacının duasını.

(IV) Rannoch, Glencoe Dolaylarında

Burada açlık çeker karga, burada sabırlı geyik
Ürer tüfek için. Uysal ormanla
Uysal gök arasında, neredeyse mekân yok
Sıçramaya ya da kaçmaya. Öz ufalanır, ince havada
Ay soğuk ya da ay sıcak. Yol sarmalanır
Kadim savaşlarla halsizliğine,
Süzülür kırık çelikle,
Yanıltan yanlışın yaygarasına, hazırdır
Sessizliğe. Güçlüdür hafıza
Kemiğin ardında. Gurur kopmuştur,
Uzundur gururun gölgesi, o uzun geçitte
Kemiğin uzlaşması yoktur.

(V) Cape Ann

Ah çabuk çabuk çabuk, çabucak işit şakıyan serçeyi,
Bataklık serçesini, kurnaz serçeyi, duacı serçeyi
Şafakta ve alacakaranlıkta. İzle öğle vakti
İspinoz kuşunun dansını. Bir fırsat tanı
O utangaç çalı bülbülüne. Çağır bıldırcını
Tiz ıslıkla, o saçak beyazı
Atlayış defne yatağında. İzle su ardıcını,
Yürüyenin ayağını. İzle eflatun kırlangıcını,
Dans eden okun kaçışını. Karşıla
Sessizlikte gece şahinini. Hepsi de latif. Şirin şirin şirin
Fakat terk-i diyar ederler sonunda, bırakırlar
Gerçek sahibine, o kabadayıya, martıya.
Biter palavra.
 

T.S. Eliot (1888-1965)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy