Kararlar

 

Yoldaşlar, İsla Negra’ya gömün beni,

çakıl taşının ve dalgalarının her bir pürüzlü lekesini

gözlerim kapalıyken, sanki artık hiç görmeyecekmişim gibi

tanıdığım denizin yakınına.

Okyanus kıyısında, gün getirdi bana hep

sisi ya da aydınlık sökününü turkuvazın,

ya da enginliği, düzenli olarak, değişmeyen suyu,

istediğim şeydi bu, bu mekân sanki yutmuştu alnımı.

 

Her bir yas kıyafetli sürüsü karabatakların,

kışı seven boz kuşların o müthiş kaçışı,

ve her bir kasvetli çevrimi yosunların,

ve soğukla çarpan tehlikeli bütün dalgalar,

ve dahası var, bütün toprak görünmez ve gizli

bir aktar gibi, deniz sisinin ve tuzların meyvesi,

keskin rüzgârın kemirdiği, sonsuz kuma yapışan

kıyının küçük taç yaprakları:

Bütün deniz toprağının nemli girişi

tanıyor her bir basamağını sevincimin,

biliyorlar ki orada uyumak istiyorum

arasında denizin ve toprağın parıldayan göz kapaklarının…

Toprağa süzülmek istiyorum yağmurla

yaban bir deniz rüzgârı gibi hırçınlıkla yaralamak,

ve böylelikle yeraltı sularıyla karışıp

çağıldamak istiyorum o büyük ilkbahara, yeniden doğuşa.

Yanımdaki mezarı sevdiğim için aç

ve sevdiğimle birlikte olmamı sağla

yeraltında da.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on beşinci bölümü “Ben”den]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy