Juan Figueroa
(İyot Madeni ‘María Elena’dan, Antofagasta)

Siz Neruda mısınız? Buyrun içeri, yoldaşım.
Evet, benden başka kimse kalmadı hayatta
bu iyot madeninde. Ben dayanıyorum daha.
Bozkır toprağı beklediğinden beni, daha fazla
yaşamayacağımı çok iyi biliyorum. Çünkü
her gün dört saat bu iyot madenindeyim.
Akıyor iyot bazı borulardan, ve fırlıyor dışarı
mavi renkli bir lastik gibi. Taşıyoruz onu içeri
kova kova, kundaklıyoruz onu
küçük bir bebekmişcesine. Bu arada
kemiriyor asit bizi, delik deşik ediyor,
gözlerimizden ve ağzımızdan geçiyor,
derimizden, tırnaklarımızdan.
Bu iyot madenini insan şarkı söyleyerek
terk etmez, yoldaş.
Ve ayakkabısız çocuklarımız için
biraz daha fazla ücret istediğimizde,
“Moskova’dan yönetiyorlar sizleri” diyorlar bize, yoldaşım,
ve sıkıyönetim ilan ediyorlar ve kafese tıkıyorlar bizi,
sanki bizler vahşi hayvanlarız. Ve eziyet ediyorlar bize,
işte böyledir onlar, yoldaşım, bu orospu çocukları!
Bakın bana, ben en sonuncusuyum:
Hani Sánchez, hani Rodríguez?
Tozkent’te çürüyüp gittiler tozun altında.
En sonunda ölüm verdi onlara her zaman istediklerini:
Yüzleri şimdi maskelidir iyodun zararlarına karşı.

[“Evrensel Şarkı”nın sekizinci bölümü “Dünyanın Adı Juan”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy