İnsanlar ve Adalar

 

Okyanus insanları uyandı, övdü

adalar etrafındaki suyu, bir yeşil taştan öbürüne:

Ateşle ve yağmurla birlikte örülmüş

taçlar ve dümbelekler getirdikleri çitten

dokuma yapan bakireler geçti.

O Malenezya ayı

sert bir mercandı, kükürt ağırı çiçekler

yükseldi okyanustan, toprağın kızları

titredi dalgalar gibi

palmiyelerin düğün rüzgârında

ve zıpkınlar daldı ete

avlarken köpüğün hayatını.

 

Beşik sallayan kanolar o ıssız günde,

çiçek tozuyla iğnelenen adalardan

gecesel Amerika’nın metalik yığınına doğru:

Sonsuz küçük adsız yıldızlar, gizli

kaynaklar gibi rayihalı, tıka basa

doldurulmuş tüyle ve mercanlarla,

okyanussu gözler keşfetti o yüksek

kara bakır kıyıyı, o dik

kulesini karın, ve balçığın insanları

gördü nemli bayrakların dans edişini

ve atmosferin hızlı oğulları

denizin uzak yalnızlığından,

o zaman geldi yitik portakal çiçeğinin dalları, o zaman

geldi okyanus manolyasının rüzgârı, o mavi izlerin

şirinliği kalçalara doğru,

metalsiz adaların öpüşü,

fırlatılmış saf bal,

çınlıyor gökyüzünün çarşafları gibi.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on dördüncü bölümü “Büyük Okyanus”tan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy