Gonzáles Videla

 

Ama kimdi? Kimdi o? Nerede olursam olayım

soruyorlar bana

mülteci olarak dolandığım yabancı ülkelerde.

Şili’de kimse sormuyor, yumruklar sıkılmış rüzgâra karşı,

madenlerdeki gözler dikilmiş bir noktaya,

onlarla ağlayan utanmaz bir haine doğru,

tahta çıkabilmek için onların oylarını tartakladığında.

Gördüler onu, Pisagua’dan bu adamlar, kömürün

cesur savaşçıları: Gözyaşı dökmüştü o,

dişlerini göstermiş ve vaatler vermişti,

şimdi kendisinin kumlu çıban izini

yıkayan çocukları kucaklayıp öpmüştü o zamanlar.

Halkımın arasında, memleketimde, tanıyoruz onu. İşçi

uyuyor ve düşünüyor ne zaman nasırlı elleri

kavrayacak o yalancı köpeğin boğazını,

ve maden işçisi karanlıkta kaygılı mağarasında

uzatıyor ayağını ve düşlüyor ezdiğini

o zararlı, o alçaltan ve doymaz biti.

 

Biliyor kimin konuştuğunu ardında süngülerden

bir perdenin, pazardaki hayvanların

ya da yeni tüccarların ardında,

fakat kendisine başvuran halk için değil asla

bir saat bile konuşmuyor onlarla.

 

Çaldı umudu halkımdan, gülümseyerek

sattı onu karanlıkta en fazla fiyat verene,

ve yeni evler ve özgürlük yerine yara aldı halk,

madenlerin gırtlaklarında dövüldü,

havan toplarının arkasında emredildi maaşı,

yalaka bir şirket hükümetteyken ve dans ederken

keskin dişleriyle gecesel timsahlar gibi.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on üçüncü bölümü “Karanlıktaki Anayurduma Yeni Yıl İlahisi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy