Buradan Çok Ötede

 

Hindistan, sevmedim senin utançsız elbiseni,

senin korunmasız yığınların paçavralar içinde.

 

Yıllarca dolandım ben

korkunun tepelerini aşmak isteyen gözlerle,

yeşil balmumundan pastalar gibi şehirler arasında,

tılsımlar ve kanlı ekmeği korku salan haşmet gibi

pagodalar arasında.

Gördüm sefil olanı, fazlasıyla hem de

kardeşinin acısıyla dolup taşmış,

küçük köyler ezilmiş

çiçeklerin muhteşem pençelerinde,

ve nöbetçi bir asker gibi zamanda

gittim yığınların arasından ve çekip aldım

kara kenarlı yığınları, kölelerin tartışma nedenini.

Tapınaklara girdim, alçı ve pişirilmiş balçık,

basamaklardı, kirlenmiş kanla ve ölümle;

ve o hayvansı rahipler, yaban esrime içinde

kendinden geçmiş, tozda kaynayan

paralar için dövüşen,

fosfor ayaklı yüksek putlar

intikam isteyen dillerini uzatırlarken

ve çiçekleri ezerken, ah sen küçük insan

düşüyordun kıpkızıl fallus bir taşın üzerine.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on beşinci bölümü “Ben”den]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy