Bunların hiçbiri olmasın,
Oduncu, uyan!
Baltasıyla ve tahta tasıyla
gelsin Abraham
köylülerle birlikte yemek yemeye.
Ağaç kabuğundan kafası,
tahtaların ve meşe kerestesinin kıvrımları içinden
görünen gözleri
bırak yeniden görsün
seqioia ağacından daha da yukarı yükselen
yapraklar üzerindeki dünyayı.
İzin ver eczaneye gidip bir şeyler almasına,
bırak da Tampa’ya giden bir otobüse binsin,
sarı bir elmaya dişlerini geçirmesine
ve sinemaya gidip sıradan insanlarla konuşmasına
izin ver.

Oduncu, uyan!

Gelsin Abraham, kabarsın
ekşi mayası
İllionis’in altınsı ve yeşil toprağı,
kaldırsın baltasını adamlarının ortasında
yeni köle sahiplerine karşı,
köle kırbacına karşı,
basımevlerinin zehrine karşı,
satmak istedikleri o kanlı eşyaya karşı.
Beyaz tenli delikanlı ile siyah tenli delikanlı
şarkı söyleyerek ve gülümseyerek yürüsün
üstüne altın duvarların,
üstüne nefret fabrikatörlerinin,
üstüne kanlarının satıldığı ticarethanelerin,
şarkı söyleyerek, gülümseyerek ve utku kazanarak.

Oduncu, uyan!

[“Evrensel Şarkı”nın dokuzuncu bölümü “Uyansın Oduncu”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy