Bu Zamanda

 

İyi yıllar… Bugün olduğu gibi

her iki tarafta da mutlusun ülkemde, birader.

Ben seven sürgün bir oğulum.

Yanıt ver, düşün ki yanındayım

ve soruyorum sana, düşün ki Ocak ayının rüzgârıyım

Puelche rüzgârı, o eski rüzgâr dağlardan

ki, açtığın zaman kapını, ziyaret eder seni

girmeksizin içeri, eserek sorar o hızlı sorularını.

Söyle bana, hiç dolandın mı arpa ya da buğday ekilmiş bir tarlada,

mısırın altın gibi durduğu? Anlat bana eriklerin bir gününü.

Şili’nin çok uzağında düşünüyorum yuvarlak bir günü,

dut renkli, şeffaf, salkımlarında şekerle

ve sık, mavi mısır damlayan

şipşirin kadehin ağzımda.

Söyle bana, bugün geçirdin mi dişlerini bir şeftalinin

temiz beline ve doldurdun mu kendini ölümsüz tanrı yiyeceğiyle,

sen de toprağın kaynağı olana dek,

meyve meyve bırakılan dünyanın parıltısına?

 

[“Evrensel Şarkı”nın on üçüncü bölümü “Karanlıktaki Anayurduma Yeni Yıl İlahisi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy