Anayurt, Bölmek İstiyorlar Seni

 

“Şilili deniyor ona” diyorlar benim hakkımda bu solucanlar.

Çekip almak istiyorlar ayaklarımın altından seni, ey anayurt,

parçalamak istiyorlar seni, kesip biçmek kirli bir

iskambil oyununda ve dağıtmak istiyorlar seni kötü et gibi.

Sevmiyorum onları. Sanıyorlar ki şimdiden ölmüşsün,

kesilip biçilmişsin, ve onların kirli emellerinin sefahat âleminde

çarçur ediyorlar seni efendiymişler gibi. Sevmiyorum onları.

Bırak seveyim seni toprağında ve halkında, bırak izleyeyim

denizle sarmalanmış düşümü karla kaplı sınırlarında,

bırak toparlayayım yolumda yürürken

bir kapta taşıdığım bütün o acı kokunu,

fakat onların yanında duramıyorum, bunu isteme benden,

omuzlarını silkelediğin zaman ve düştüklerinde yere

çürümüş hayvanlardan filizleriyle birlikte,

isteme benden inanmamı, onların senin oğlun olduklarına.

Halkımın kutsal tahtası başka bir çeşit.

Yarın

senin dar teknenin ufacık mekânında

arasında karın ve okyanusunun iki gelgiti arasında

en çok sevilen olacaksın, ekmek, toprak, oğul.

Gündüzleri kurtarılmış zamanın ayini,

geceleri göğün yıldız berrağı yaratığı.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on üçüncü bölümü “Karanlıktaki Anayurduma Yeni Yıl İlahisi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy