Açlık ve Öfke

 

Elveda, elveda çiftliğine, fethettiğin

gölgeye, o berrak dala,

kutsanmış toprağa,

öküze, elveda esirgenen suya,

elveda bayırlara, yağmurla gelmeyen

müziğe, o kupkuru

ve taşlı sabah kızıllığının solgun kemerine.

 

Juan Ovalle, sana elimi verdim, susuz eli,

taştan eli, duvardan ve kuraklıktan bir eli.

Ve dedim ki sana: Beddua et o koyu kahverengi kuzuya,

o en merhametsiz yıldızlara, kurşun renkli bir diken gibi aya,

gelinsi dudakların kırılmış dallarına,

fakat dokunma insana, dökme henüz kanını insanın

dokunarak damarlarına, boyama henüz kumu kanla,

vadiyi yangınlar içinde bırakma düşmüş

atardamar dallarının ağaçlarıyla.

 

Juan Ovalle, öldürme. Fakat elin

yanıtladı beni: “Bu toprak

öldürecek, intikam almak

isteyecek geceleri, acılığında

zehirden bir rüzgârdır o yaşlı kehribar hava,

ve gitar benziyor bir suçlunun

sopasına, ve bir bıçaktır rüzgâr”.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on birinci bölümü “Punitaqui’nin Çiçekleri”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy