XV.

 

Suskunluğun sevindirir beni, çünkü uzakta gibi görünürsün,

ve işitirsin beni uzaklardan, ulaşmasa da sesim sana.

Görünüş o ki, gözlerin uçmuş gitmiş uzaklara,

ve kapalı ağzın bir öpüş gördü sanki.

 

Tam da her şey ruhum tarafından izlenmişken,

çıkarsın ortaya o bütünden, ruhumdan benim.

Bir düş kelebeği gibi benzersin ruhuma,

ve hatırlatırsın bana melankoli sözcüğünü.

 

Suskunluğun sevindirir beni, uzakta gibi göründüğünde.

Ve şikâyet ettiğin şey, ses çıkaran bir kelebek.

Ve işitirsin beni uzaklardan, ulaşmasa da sesim sana:

Öyleyse bırak susayım senin suskunluğunla.

 

Öyleyse bırak seninle konuşayım, senin suskunluğunla,

bir lamba gibi aydınlık, bir yüzük gibi gösterişsiz.

Suskunluğu ve yıldızlarıyla gece gibisin.

Yıldızdan doğmuş suskunluğun, öyle uzak ve sade.

 

Suskunluğun sevindirir beni, uzakta gibi göründüğünde.

Uzakta ve acı dolusun, ölmüşsün sanki.

Bir sözcük, bir gülümseme yeter.

O zaman mutluyum, mutlu, çünkü gerçek değil bu.

 

[“Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı”dan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy