XIX.

 

Sen esmer uçarı kız, meyveyi oluşturan

buğdaya özünü veren ve yosunu yuvarlayan güneş

yarattı senin şen bedenini, ışıldayan gözlerini,

ve o gülümseyen suya benzeyen ağzını senin.

 

O esmer ve aç gözlü güneş dolanır

uzun siyah saçlarının zülüflerine, kollarını açarken sen.

Sanki bir dereymiş gibi, güneşle oynarsın sen

ve senin gözlerinde bırakır o dere iki siyah su birikintisini.

 

Sen esmer uçarı kız, beni sana yaklaştıran bir şey yok.

Her şey uzaklaştırır beni senden gün ortası gibi.

Arının çılgın gençliğisin sen,

dalganın esrimesi, başağın gücüsün.

 

Her şeye rağmen, arar karanlık yüreğim seni,

ve severim şen bedenini, hafif ve ince sesini.

Sen esmer kelebek, öyle uysal öyle saldırılmazsın

buğday ve güneş gibi, gelincik ve su gibi.

 

[“Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı”dan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy