II.

 

Ölümlü aleviyle sarmalar ışık seni.

Dalgın, solgun ve hüzünle yatarsın orada

yatağın etrafında dönen

eski pervanelerine doğru alacakaranlığın.

 

Dilsizsin, ey sevgili,

bu ölüler zamanının yalnız kimsesizliğinde

dolarsın yaşayan ateşle

ve saflığında miras kalır bu ezilmiş gün.

 

Bak, güneş düşürür bir salkımını siyah entarine.

Şimdi birdenbire gecenin muazzam kökleri

büyür senin ruhundan,

ve açılır derin gizemin,

soluk ve mavi bir halk, senin yeni doğmuş halkın,

beslensin ve güçlensin diye.

 

Ah, şahane, varsıl ve alımlı kölesi

bu çemberin, kömür karası ve yaldızlı,

çiçekleri ölsün, ve hüzünle dolsun diye,

mağrurca kullanacak ve hoşlanacaksın bu canlı eserden.

 

[“Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı”dan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy