YÜZYIL YAŞAMAK

 

Bu yüzyıl sığınmacı olarak

yaşadım savaştan savaşa,

kitaplarda içtim kanı,

gazetelerde, televizyonda

ve evde,

trende, ilkbaharda,

acılarımın İspanya’sında.

 

Avrupa unuttu her şeyi,

resim sanatını ve peynirlerini,

Rimbaud’yu ve Rotterdam’ı,

dağıtmak için salkımlarını

üzerimize, masum Amerikalılar,

ve kirletmek için bizi

dünyanın kanıyla.

 

Ey siyah Avrupa, aç gözlüsün

aç yılanlar gibi,

kaburgalarını görene dek

senin çağdaş coğrafyanda

ve sunarsın diğer askerlere

ruhsuz ışığını,

bir kelime dahi anlamadan

diğerlerine öğretmeye çalışan

her zaman asker olanlara:

yalnızca kirletebilirler

Kuzey Amerika tarihini kanla.

 

Fakat yalnızca bu kadar değil,

hayır, daha çok, daha,

yalnızca şimdi hakkında değil

ya da yarın yaşayacağımız hakkında,

hayır, işte böyle işliyor akıl

ki patlatıyoruz sahip olduklarımızı,

eziyoruz havada tuttuğumuz

kristal cam gibi,

gömüyoruz burnumuzu kana

ve hakaretler yağdırıyoruz birbirimize.

 

Onca soruyla geldim ben

yaşarken kahraman olan ben,

eşzamanlı denizin kıyısında,

ve fırlattım yanıtlarımı suya

kimseyle dövüşmemek için,

artık bir şey sormayana dek

ve tam bir yüzyıllık ölüm

getirdi beni buraya, bir şey söylemeyen

denizin ne dediğini duyayım diye.

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy