Ted’e Kaside

Adamımın çizme çatırtısı altından
yeşil yulaf filizleri çıkar;
isim verir bir kızkuşuna, hezimete uğratır tavşanları
sıvışır en çevik şekilde
hafif çiçeklenmiş böğürtlen çalısı çitine,
usulca sokulur kırmızı tilkiye, kurnaz kakıma.

Balçık tepeciklerini, der, köstebekler iteler
kazılmış solucan yuvasından yukarı doğru;
köstebeklerin mavi kürkü; kaya kırıklarıyla açar
yumrulaşmış kuvarsı, kireç kabuğu dökülmüş çakmaktaşını
kaldırarak; derisi soyulmuş renkler olgunlaşır
bereketli, kahverengi, güneş parıltısında ansızın.

En küçük bakışı için, ufacık arazi mahsül verir:
parmakla saban sürülmüş her bir tarla
yükseltir ileri doğru sapı, yaprağı, meyve topağı zümrüdü;
öyle nadir parlak tahıllar fışkırır ki
erkenden yüklenir istencini;
elinin sadık emrinde, yuva yapar kuşlar.

Boynu halkalı güvercinler tüner bir güzel O’nun ağacında,
içinde O’nun aylakça dolaşacağı ruh durumuna uygun
şarkıları kotarırlar; en çok şen şakrak olmasın da
ne olsun bu Adem’in kadını
çağırırken O’nun sözcükleri ve bütün dünya
böylesi bir adamın kanını övgülemek için atılırken!

(21 Nisan 1956)

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy