Pentekost Yortusu

 

Bu değil anlatmak istediğim:

Alçıdan süs kemerleri, sıra sıra istiflenmiş güneşlenen kayalar,

Yalın gözler veya taşlaşmış yumurtalar,

Çorapları ve ceketleriyle tabutlanmış büyümeler,

Domuz yağı solgunluğunda, yudum yudum içerler

İnce havayı ilaç niyetine.

 

Krom direğine bağlanmış at

Dikkatle bakar bizim aramızdan; toynakları çiğner esintiyi.

Yelken gibi kabarır

Buruşuk keten gömleğin. Şapkanın kenarları

Saptırır suyun göz kamaştırmalarını; sanki

Hastanedeymişler gibi yararsız insanlar.

 

Kokusunu alabilirim tuzun, pekâlâ.

Ayaklarında, yabani otlarla bıyıklanmış deniz

Sergiler gök-yeşil ipeklerini,

Geleneksel bir Doğulu misali başıyla selâmlayarak ve eğilerek.

Bu konuda benden daha mutlu değilsin.

Bir polis boş bir falezi gösterir

 

Bilardo masası gibi yeşildir, soyunur

Lâhana kelebekleri, denize karşı martılar misali,

Ve biz piknik yaparız alıç dikeninin ölesiye pis kokusunda.

Yürekler gibi çarpıyor ve çarpıyor dalgalar.

Köpüklenen çiçekler altında kıyıya çıkarız, uzanırız

Deniz tutmuş bizi ve ateş kurutmuş bizi.

 

14 Şubat 1961

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy