PARTENOGENEZ

 

Bana öğüt vermiş olanlar

her gün daha da delileşti.

Çok şükür aldırmadım onlara

ve taşındı hepsi birlikte yaşadıkları

ve geniş gölgeli şapkalarını

sürekli değiştirdikleri başka bir kente.

 

Saygıdeğer varlıklardı,

politik olarak derinlikli,

ve yaptığım her hata

acı çekmelerine yol açtı

ki griye döndüler ve kırıştılar,

bıraktılar kestane yemeyi,

ve bir sonbahar melankolisi

nihayet çılgınlaştırdı onları.

 

Şimdi bilmiyorum nasıl olsam,

unutkan mı yoksa saygılı mı,

sürdürmeli mi öğütlerini,

ya da kınamalı mı deliliklerini:

bağımsız olamıyorum,

yitmişim onca bitki yaprağında,

ve çıksam mı yoksa girsem mi,

gitsem mi yoksa kalsam mı,

kediler mi satın alsam yoksa domatesler mi?

 

Anlamaya çalışacağım

ne yapmamam gerektiğini

daha sonra yapmak için,

ve kafamı karıştıran yolları haklı çıkaracağım,

çünkü hata yapmazsam eğer,

kim inanır benim yanlışlarıma?

Eğer akıllı kalmayı sürdürürsem

kimse varmaz benim farkıma.

 

Fakat değişmeyi deneyeceğim:

özenle selâm vereceğim,

bakacağım dış görünümüme

ciddiyetle ve şevkle

olmamı istedikleri şey olana dek,

biri olurken öbürü olmaz ya,

başkalarında var olana dek.

 

Ve sonra rahat bıraktıklarında beni,

büsbütün başka biri olacağım,

ve değiştireceğim derimi

ve başka bir ağzım olduğunda,

başka ayakkabılarım, başka gözlerim,

her şey değiştiğinde

ve kimse tanımadığında beni,

başka bir şey yapamayacağımdan

sürdüreceğim aynı şeyi yapmayı.

 

[Estravagario”dan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy