OKYANUSUN YAŞLI KADINLARI

 

Ağırbaşlı denize gelir yaşlı kadınlar

etraflarında düğümlenmiş şallarıyla,

zayıf ve kırılgan ayaklarıyla.

 

Kendi başlarına otururlar kıyıda

değiştirmeden gözlerini ya da ellerini

değiştirmeden bulutları ya da sessizliği.

 

Kasvetli deniz köpürür ve çağıldar,

aşar boru sesli dağları,

silkeler boğasının sakallarını.

 

Soğukkanlı kadınlar otururlar

saydam bir kayıkta gibi

bakarlar yıldıran dalgalara.

 

Nereye giderler, nerede kaldılar?

Gelirler her bir köşeden

gelirler kendi hayatlarımızdan.

 

Şimdi sahibi onlardır okyanusun

soğuk ve yanan boşluğun,

alevlerle dolu yalnızlığın.

 

Geçmişten gelirler,

bir zamanlar güzel kokan evlerden,

yanık alacakaranlıklardan.

 

İzlerler ya da izlemezler denizi,

bir bastonla çiziktirirler işaretleri,

ve deniz siler onların hüsnühatlarını.

 

Ayağa kalkıp gider yaşlı kadınlar

kırılgan kuş ayaklarıyla,

en gürültücü dalgalar

yuvarlanırken rüzgârda.

 

[Estravagario”dan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy