Mum Işığında

 

Kıştır bu, gecedir bu, küçük aşk –

Bir çeşit siyah at kılıdır,

Pürtüklüdür, yeşil yıldızların kapımıza

Onunla neler neler yapabileceği

Parlaklıkla çeliklenmiş sessiz bir taşra maddesidir.

Kolumla kavrıyorum seni.

Vakit hayli geçtir.

Kasvetli çanlar dillendirir saati.

Bir mum gücüne yüzdürür bizi ayna.

 

İçinde birbirimizle buluşabileceğimiz sıvıdır bu,

Sanki nefes almaktadır bu hale parlaklığı

Ve sanki gölgelerimizin solmasına izin verir

Sadece tekrar büyüsünler diye

Üflemek için, hiddetli devler oluşur duvarlarda.

Bir kibrit çakışı gerçek kılar seni.

Önce hiç çiçeklenmek istemez mum –

Neredeyse kökünden keser

Goncasını, donuk mavi bir fiyasko.

 

Tutarım nefesimi sen gıcırtıyla canlanana dek,

Tostoparlak kirpisin,

Küçücük ve aksisin. Uzadıkça uzar

Sarı bıçak. Sarılırsın parmaklıklara.

Şarkı söyleyişim kükretir seni.

Bir kayık gibi sallarım seni

Hint halısı boyunca, soğuk zeminde,

Bu esnada pirinç adam

Diz çöker, sırtını büker yapabildiği kadar

 

Tartarak beyaz sütununu

Göğü hayattan uzaklaştıran ışıkla,

Siyahın torbasında! Her yerdedir bu, gergindir, gepgergin!

Senindir bu, bu küçük pirinç Atlas –

Sahip olduğun her şey bu, zavallı bir miras,

Topuklarında beş pirinç top güllesinin bir yığını,

Ne çocuk var, ne de karı.

Beş gülle! Beş parlak pirinç gülle!

Gök düşerken jonglör topu gibi oynamak için, aşkım.

 

24 Ekim 1962

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy