Mojave Çölünde Uyku

 

Ocaktaşları yoktur buralarda,

Sıcak zerreler vardır yalnızca. Kurudur, kuru.

Ve tehlike doludur hava. Belleğin gözünde garip davranır

Gün ortası, kavaklardan bir çizgiyi

Kurar orta mesafede, şu çılgın düz yoldan başka

Hatırlanabilecek tek şey

İnsanlar ve etraftaki evlerdir.

Serin bir rüzgâr oturabilir o yapraklarda

Ve paradan daha değerli bir şebnem toplanabilir

Gün doğumundan önceki o mavi saatte.

Gene de geri dururlar, yarın misali dokunulmaz,

Veya çok susamış olanın ilerisinde kayıp giden

Dökülmüş suyun şu pırıltılı hayalleri gibi.

 

Aşırı küçük gölgeli bir çatlakta

Kertenkelelerin dillerini havalandırdıklarını düşünürüm

Ve otlubağa yüreğinin damlacığını korur.

Kör bir adamın gözleri gibi beyazdır çöl,

Tuz misali avuntusuz. Yılan ve kuş

Gazabın eski maskeleri ardında uyuklarlar.

Rüzgârda, şömine demirleri gibi bunalıyoruz terden.

Döküyor güneş cürufunu. Uzandığımız yerde

Sıcaktan çatlamış çekirgeler toplanmışlar

Siyah zırhlı levhalarında ve ağlaşırlar.

Aydınlatıyor gündüz kameri üzgün bir anne gibi,

Ve çekirgeler emekleyerek gelip giriyorlar saçlarımıza

Kısa gece geçsin diye oyalanmak için.

 

5 Temmuz 1960

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy