MARURİ SOKAĞI’NDAKİ PANSİYON

 

Bir sokaktır Maruri.

Birbirine bakmazdı evler, benzemezdi birbirine,

ama gene de bağlantılıydı birbirleriyle

duvar duvara, fakat

konuşmayan pencereleri görmezdi sokağı,

sessizdiler.

 

Kış ağacının kirli yaprakları gibi

uçardı bir kağıt.

 

İkindi tutuştururdu gurubu. Rahatı kaçmış

gök yayardı kaçak ateşini.

 

Kara sis işgal ederdi balkonları.

 

Açtım kitabımı. Yazdım

sanki bir madenin

dehlizindeymişim gibi, rutubetli

terkedilmiş bir galeri sanki.

Biliyorum kimse yok şimdi,

o evde, o sokakta, o kekre kentte.

Kapısı açık, dünyası açık

bir mahkûmum ben.

Hasret çeken bir öğrenciyim şafakta,

ve tırmanıyorum erişte çorbasına

ve atılıyorum yatağıma ve gelen güne.

 

[“Kara Ada Güncesi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy