Madalyon

 

Portakal ağacı kabuğuyla süslenmiş

Yıldızlı ve aylı kapının yanında

O bronz yılan yatıyor güneşte

 

Bir ayakkabı bağı misali hareketsiz; ölü

Fakat esnek hâlâ, çenesi

Yerinden çıkmış ve sırıtışı sinsi,

 

Dili gül renkli bir ok.

Asıyorum elimin üstüne.

Onu ışığa döndürdüğümde

 

Tutuştu camsı bir alazla

Küçük al gözü;

Bir zaman bir taş kırdığımda

 

Lâl taşının parçaları böylesine yanmıştı.

Sırtını aşıboyası gibi donuklaştırmıştı toz

Güneşin bir alabalığı mahvetmesi misali.

 

Yine de korumuştu ateşini

Pul pul zırhı altındaki karnı,

Eski mücevherler için için yanar orada

 

Donuk karnın her bir pulunda:

Gün batımı bakar panzehir taşından.

Ve gördüm beyaz kurtçukların halkalandığını

 

Koyu çürüklerde inceydiler iğneler gibi,

Ki içorganları şişmişti yılanın

Sanki bir fareyi sindiriyordu.

 

Bıçak misali, yeterince iffetliydi,

Has ölüm metali. Bahçıvanın

Fırlatılmış tuğlası kusursuzlaştırdı kahkahasını.

 

(1959)

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy