Lorelei

İçinde boğulası bir gece değildir bu:
Bir dolunay, siyah akıyor nehir
Mülayim ayna parıltısı altında,

Mavi suyun pusları düşüyor
Balık ağları gibi perde perde
Balıkçılar uyusa bile,

Ağır kale kuleleri
Çiftliyorlar kendilerini aynada
Büsbütün durgunluk. Gene de bu şekiller yüzer

Bana doğru yukarı, sıkıntıya sokarak
Huzurun yüzünü. Ayakucundan
Yükselirler, uzuvları zenginlikle

Hantal, yontulmuş mermerden
Daha ağır saçları. Şakırlar
Olabildiğinden çok daha dolu

Ve berrak bir dünyayı. Bacılar, şarkınız
Sarmal kulağın duyması için
Aşırı ağır bir yük taşır.

Burada, iyi yönetilen bir ülkede,
Dengeli bir yönetici altında.
Uyumla çılgına dönmüş

Olağan düzenin ötesinde,
Kuşatır sesleriniz. Yerleşirsiniz
Kâbusun meylettiği resiflere,

Emin sığınak vaat ederek;
Gündüzün, ateşli konuşarak
Beyin donukluğunun sınırlarından, çıkıntıdan

Yüksek pencerelerden de. Sessizliğiniz
Çıldırtan şarkınızdan bile
Daha da kötü. Buz kalpli

Çağrınızın kaynağında –
Büyük derinliklerin sarhoşluğu.
Ah ırmak, görürüm

Gümüş akışının derininde
Huzurun o büyük tanrıçalarının sürüklendiğini.
Taş, taş, taşı beni aşağı.

[1958]

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy