İLK DENİZ

 

Denizi keşfettim. Carahue’den

Cautín ırmağına dek akıyordu halicine

ve buharlı gemilerde başladı,

düşler ve başka bir hayat kapladı beni

bırakarak göz kirpiklerimde soruları.

Yalnız başıma pruvadaydım,

zayıf bir çocuk ya da bir kuştum,

yalnız bir öğrenci ya da esmer bir balıktım,

mutluluktan uzaktım,

bu küçük kayığın dünyası

bilmezken beni

ve çözerken

akordeonların yivlerini,

suyun ve yazın yolcuları

yemek yerdi ve şarkı söylerdi.
Pruvadaydım ben,

öyle küçüktüm,

handiyse insan denilmezdi bana,

yitmiştim,

anısız ve sessizdim,

şarkısız ve neşesizdim,

dağların arasından geçen

suyun devinimlerine kaptırmıştım:

benim için yalnızdı bu yalnızlıklar,

bu saf yol yalnızdı,

evren yalnızdı benim için.

 

Irmaklardaki esrimeler,

kıyılardaki fundalıklar ve rayihalar,

birden beliren kayalar, yanmış ağaçlar,

ve o yalnız, her şeyi kaplayan toprak.

Bu ırmakların oğlu olarak

korudum dünyada

yolculuk etmeyi

aynı ırmak kıyılarından

aynı dalga köpüklerine

ve düşerken deniz

yaralı bir kule gibi

ve doğrulurken yeniden dalgalanan öfkede

kopardım kendimi köklerden,

genişledi ülkem,

çatırdadı ağacın birliği:

ormanların hapishanesi açtı

dalgaların yıldırımla doldurduğu

yeşil bir kapıyı

ve denizin bir vuruşuyla

yayıldı hayatım dünyaya doğru.

 

[“Kara Ada Güncesi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy