Güvertede

 

Atlas Okyanusu ortasında gece yarısı. Güvertede.

Kalın örtüler içindeymişler gibi sarılmışlar kendi kendilerine

Ve sessizler bir giysi dükkânındaki mankenler gibi,

Tavandaki eski yıldız haritasında

Rotayı takip ediyor bir kaç yolcu.

Aydınlatılmış iki katlı bir düğün pastası misali

 

Usulca taşıyor mumlarını

Ufacık ve uzak, bir yalnız gemi.

Bakacak çok fazla bir şey yoktur şimdi.

Ne kımıldamak ne de konuşmak istiyor henüz kimse –

Bingo oyuncuları, aşkla şevkle oynayanlar

Bir halıdan daha büyük olmayan bir karede

 

Alavere dalavere çeviriyorlar dalgaların tepesinde ve inişinde,

Her biri kendi özel dakikasında durmuş

Ve bir kral misali şatosuna kurulmuş gibi oturmakta.

Küçük damlalar lekeler paltolarını, eldivenlerini:

Öyle hızlı uçarlar ki ıslaklık hissedilmez bile.

Her şey olabilir gittikleri yerde.

 

O misyoner dağınık hanım

Ki yüce Tanrı gönlüne göre verirdi (Tanrı

O’na bir cep kitabı, inciden bir şapka iğnesi

Ve yedi manto vermişti geçen Ağustos’ta)

Dua ediyor kısık sesle kurtarabilsin diye

Batı Berlin’deki sanat tarihi öğrencilerini.

 

Seyahat tarihini yıldızlarla belirlemiş (Arslan burçlu)

Astrolog hemen dirseğinin yanı başında.

Dondurmalı kekler olmadığından ötürü memnun.

Bir yıl içinde zengin olacak (ve bunu bilmeli)

Satarak horoskopları iki-altıya

Galli ve İngiliz annelerine.

 

Ve beyaz saçlı Danimarkalı mücevherci oyuyor

Mükemmel façetalanmış bir zevceyi

Beklesin diye O’nu hazır ve nazır, mücevher gibi sessiz.

Aysı balonlar iple bağlanmış

Sahiplerinin bileklerine, hafif düşler uçuşup durur

Haberlerin ülkesinde çözülmek üzere.

 

Temmuz 1960

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy