Felçli

Meydana gelir. Devam eder mi? –
Zihnim bir kaya,
Tutacak parmak yok, dil yok,
Tanrım

İki tozlu çantamı
İçeri ve dışarı
Pompalayan
Beni seven demir ciğer,

İstemez yeniden nüksetsin
Dışarıdaki gün kayıp giderken telgraf şeritleri gibi.
Gece getirir menekşeleri,
Gözlerin goblenlerini,

Işıkları,
Uysal adsız
Sesleri: “İyi misin? ”
Kolalanmış, erişilmez sine.

Ölü yumurtayım, uzanırım
Tamamen
Dokunamayacağım bütün bir dünyaya.
Beyaz uyku sedirimin

Gergin davulunda
Ziyaret eder beni fotoğraflar –
Karım, ölü ve yassı, 1920 kürkü içinde,
Ağzı dolu incilerle,

Onun gibi yassı
İki kız fısıldar “senin kızlarınız bizler” diye.
Durgun sular
Dudaklarımı sarmalar,

Gözler, burun ve kulaklar,
Çatlatamadığım
Berrak bir selofan.
Çıplak sırtımda

Gülümserim, bir Buddha, bütün
İsteğim, arzum
Düşer benden ışıklarına sarılan
Yüzükler misali.

Manolyanın
Pençesi,
Kendi kokusuyla sarhoş,
Bir şey istemez hayattan.

[1963]

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy