Erkenden Ayrılış

 

Hanımefendi, odan çiçeklerle dolup taşmakta.

Beni kapı dışarı ettiğinde, hatırlayacağım şey bu olacak,

Ki ben, şarap şişelerinden lambalarının,

Kanlı sosis rengindeki kadife yastıklarının

Ve İtalyan porseleninden uçan balığının ormanındaki

Bir leopar misali canı sıkkın otururum burada.

Unuturum seni, işitirim kesilmiş çiçeklerin

Değişik kaplarda sıvılarını yudumladıklarını,

Sürahilerin ve taç giyme törenlerinin kadehleri

Hoşlanır Pazartesi ayyaşlarından. Sütlü böğürtlenler

Eğilir aşağıya, yerel bir takımyıldız gibi,

Masanın üstündeki hayranları arasından:

Gözyuvarları güruhları yukarı bakar.

Bu taçyaprakları veya yapraklarla mı eşleştirdin onları –

Şu yeşil çizgili gümüş pelürden ovallerle mi?

Kırmızı sardunyaları bilirim ben.

Dostlar, dostlar. Kokuşurlar koltuk altları

Ve sonbaharın karmaşık hastalıkları gibi,

Aşk gecesi sabahında bir yatak gibi misk kokar.

Burun deliklerim karıncalanır nostaljiyle.

Kınalı kaltaklar: senin elbiselerinin elbisesi.

Sis gibi kalın eski suya batırırlar ayak parmaklarını.

 

Toby kupasındaki güller

Pes etti hayalete geçen gece. Tam da vaktiydi.

Sarı korseleri hazırdı yarılmaya.

Horluyordun, ve işittim taçyapraklarının açıldığını,

Sinirli parmaklar gibi tıkırdayarak ve tik tak ederek.

Onlar ölmeden önce çöpe atmalıydın onları.

Çinli ellerle darmadağınık olan büronun gözkapağını

Keşfetti seher vakti. Şu bodur kanepe gibi

Galibarda renge batırılmış, Holofernes’in başı

Büyüklüğündeki kasımpatıları

Dikkatle süzerler beni şimdi.

Aynadaki görüntüleri destekler kendilerini.

Dinle: senin kiracı farelerin tıkırdatıyorlar

Kraker paketlerini. Un parçacıkları sarmalar

Onların kuş ayaklarını: keyifle ıslık çalarlar.

Ve uyuklamayı sürdürürsün sen, burnun duvara dönük.

Berbat bir ceket gibi yakışıyor bana bu çisenti.

Tavanaranızla nasıl barıştık tekrar?

Cam bir tomurcuk vazosunda cin uzattın bana.

Taşlar gibi uyuduk. Hanımefendi, tozla dolu bir ciğerle

Ve tahta bir dille ne yapıyorum,

Diz boyu soğukta ve çiçekler içinde boğulurken?

 

25 Eylül 1960

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy