En Dıştaki Evin Münzevisi

 

Göğün ve denizin, ufukla menteşelenmiş

Açık mavi levhaların gücü yetmiyordu

Üstüne kapatıp, bu adamı yassılaştırarak dışarı çıkarmaya.

 

Onca kayayı toslatmalarla ve pençe tehdidiyle

Soluk soluğa kalmış büyük tanrılar,

Taş-Kafa, Pençe-Ayak, farkındaydılar bunun.

 

Ne için, öyleyse, dayandılar

Aksi yüzle o uzun sıcaklara ve soğuklara

Şu eski despotlar, madem ki o adam

 

Kahkahayla titreyerek oturacaktı eşiğinde,

Dimdik duran kulübesinin keresteleri gibi

Bükülmez omurgasıyla?

 

Çetin tanrılar oradaydı, başka da bir şey yoktu.

Gene de başka bir şeyi işaretledi adam.

Taşlı, teşne bir çömlek değildi bu,

 

Fakat yeşilin belli bir anlamıydı.

Onlara direndi işte bu münzevi.

Kaya-yüzlü, yengeç-pençeli, handiyse yeşil.

 

En yeşil ışıkta un ufak oldu martılar.

 

(1959)

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy