Cloud Country’de İki Kampçı

(Rock Gölü, Kanada)

 

Kayaların ve ormanların hâkimiyetini telafi edecek

Ne bir ölçü var bu bölgede ne de bir terazi,

İnsanı gölgede bırakan bu bulutlardan diyelim geçit.

 

Ne senin ne de benim hareketlerim dikkatini çeker onların,

Hiç bir söz su taşıtamaz onlara veya tutuşturtamaz çırayı

Daha üstün bir varlığın büyüsündeki yerel cinler gibi.

 

Sahi, usanıyor insan Halk Bahçeleri’nden: ağaçlara ve bulutlara

Ve hayvanlara dikkat etmeyeceği bir tatil istiyor insan;

Uzağında plaket takılmış karaağaçların, evcil çay güllerinin.

 

Bir bulut bulmak üç gün sürdü Kuzey’e doğru arabayla gittiğimde

Boston üstündeki nazik gökler muhtemelen barındıramazdı onu.

Burada, o büyük, atılgan ruhun en son sınırında

 

Amcalar gibi ahbap olamayacak kadar çok uzaktadır ufuklar;

İntikamın bir çeşidiyle ileri sürerler kendilerini renkler.

Kırmızıların muazzam kasıntısıyla biter her gün

 

Ve gelir gece devasa bir adımla.

Rahattır, bir değişiklik olsun diye, öyle küçüktür işte anlamı.

Yeşilliklere veya insanlara sunabileceği bir şeyi yok bu kayaların:

 

Mükemmel soğuğun bir hükümranlığını tasarlarlar.

Bir ay içinde şaşacağız tabakların ve çatalların neye yaradıklarına.

Yaslanıyorum sana, bir fosil misali hissiz. Burada olduğumu söyle bana.

 

Seyyahlar ve Kızılderililer hiç olmayabilirdi.

Parlak amipler misali gölde nabızları atıyor gezegenlerin;

En hafif iççekişlerinde sesimizi siler çamlar.

 

Çadırımızın etrafında eski sadelikler uğuldar

Lethe misali uykulu, içeri girmeye çalışır.

Şafakta su gibi uyanacağız boş bir beyinle.

 

Temmuz 1960

 

Sylvia Plath (1932-1963)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy