AŞK SONESİ – LXVIII –

 

(Bir Gemi Süsü Figürü)

 

Tahtadan yapılmış bu kız yürüyerek gelmedi,

birden oturuyordu orada, tuğla yığınları arasında,

denizin kadim çiçekleri taçlandırmıştı alnını

ve köklü hüzünleri barındırıyordu bakışları.

 

Boş hayatlarımıza bakarak, dinlendi orada,

yaptığımız, olduğumuz, gittiğimiz, geldiğimiz bütün dünyada,

ve soluyordu gitgide günün taçyaprakları.

İzliyordu bizi, görmeksizin, tahta kız.

 

Kadim sularla taçlanmış kızcağız

bakıp duruyordu yenilmiş gözlerle,

ve biliyordu zamandan ve sudan ve dalgadan

 

ve sesten ve yağmurdan yapılmış uzak ağlarda yaşadığımızı,

bilmeden var olduğumuzu ya da kendisinin düşü olduğumuzu.

Hikayesi budur tahtadan yapılmış o kızın.

 

[“Yüz Aşk Sonesi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy