XVIII

 

sararan dalgada loş resmini gördüm

ve bir avuç yitik huzurun sınırsızlığını

 

çökmüş gökler gördüm yanan ayaklarının yanında

ve kuğu kanadı altında güneşin küçültülmüş yelkenlerini

 

olumsuzu gördüm: alacakaranlığın banyosuna

dökerken düş gümüşünü, o adamda olan her şeyi

 

gördüm adamın sonsuz bin başlı deltasını

ki şimdiden tuz tadındaydı: her şeyi kapsayan deniz

 

işittim sütunun kararan ışığındaki bir saatin

adamın külleri anısına ahenkle on iki defa vuruşunu

 

yarın korkusundan dehşete kapılmayan

saatin kurulmuş olduğu an olsa da bu an

 

ve sesini bulmuş bir çocuğun anısına

ve bastırır sis ve bir eli arar tabanca

 

(“Yolu Olmayan Adam”dan)

 

Erik Lindegren (1910-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy