XXXV

ölümün tünellerinden geçtikten sonra zamanıydı
umudun bizi yeni bir umutsuzluğa sürmesinin

hissettik bir makinenin yağlı havasından nasıl geçtiğimizi
hor görülmüş bir akrobatta ve ilelebet insanda

göbek deliğinin içinde parıldıyordu krom kaplamalı bir trajedi
ve tiyatro perdesinin sahte ipinde sallanıyordu bir seyirci

bir suflör o eski uçuruma doğru eğilmiş duruyordu
gerçekle kaderin vuruşunu eşleştirmek için

fakat hissettik ifşaatın her zaman bizi nasıl beklettiğini
çok geç oluncaya dek ve gözyaşları şimdiden dökülmüşken

yürek nasıl da her zaman çok erkenden sevinir ve kayar
serpiştirilmiş korolarla tıkış tıkış sahnede

nasıl da çöker komplo fakat gerilim kalır geriye
en harap olana yeni bir yolculuk başlayana dek

(“Yolu Olmayan Adam”dan)

Erik Lindegren (1910-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy