XXI

 

ne olduğunu bilmeden sevmek dinlemek sessizce

yılmaz maymuncuğunun sesini gerçekliğin

 

içinde bir okşayışı saklamak ve hissetmek

hummanın usulca düştüğünü fırtına eşiği altında

 

ve kapatmak kendini kendi genişliklerine ve bulutlarla

daha itirazsız kayabilmek için bir kabuğu çatlatmak

 

anımsamak acı çektiren her şeyi bir gülümseyişin

peçesiyle ve fırlatmak bir taşı ebediyetin çok ötelerine

 

parçaladığın her şeyi tekrar bir araya getirebilmek

ve zamanın kışkırtan sesleri gibi duymak çekirgeleri yeniden

 

duyumsamak ağrının gürlediğini alevli halelerde

ağacın tacına çıkarmak özsuyun manzarasını

 

bir ilkbahar duvarı misali sürmek arzunu kendi önüne

ve bilmek en kötü ve en iyi şeyin geride kaldığını

 

(“Yolu Olmayan Adam”dan)

 

Erik Lindegren (1910-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy