XXXVII

kendi ağımızda nefes nefeseyken patlıyor acizliğimiz
ve tüketen aşığın kendi kendisine duyduğu nefret

bir uçurum kılığındaki kaderimiz doğrulur
hazırdır yok etmenin limanından daha fazlasına

isteksizce çözer heykel gövdesi kendisini gecenin demir kavrayışından
karanlıkla zorlanmış inanıştan ışığı hatırlamaya dek

dilsiz anlara yayar kendini alçakgönüllülüğün pusu
ve yolculuğa hazır olanların çoğu beklemeli daha açık bir görüş alanını

inkârcı yanılsamaların bombus arısına sıkıca yapışır
gerçekliğin içine çözülmüş ölümsüzlüğün tozu

delik deşik doruk bağrına basar bir gölgenin flütlerini
burada kanayan uzayda kayar yağmurun fısıltısı

ki doğum bekler bizi şimdi gören taşların geçidi yanında
ki suyun dışında duruyor biri tanrıyla omuz omuza

(“Yolu Olmayan Adam”dan)

Erik Lindegren (1910-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy