XXXI

fakat sabahın seherinde şehir tümüyle başka olur
sabotajcının bitimsiz sevinci çınlar şölenin kulağında

parklar ve caddeler ve evler sarhoşlukla geçip gider
ve geveleyip durur veba zamanının neşeli anılarını

manzaralar peyzajlar insanlar çalar trompetleri
ve ölü her şeye şarlatan tacı takar kendiliğinden

gözüm yanılttı bizi sadece dibi aramıştı
fatihler olarak azametle atılabileceğimiz duvarı

kurban edilmiş yaşar çakıllı bir çukurdaki yalnız hayatımı
ve kan ve anlam damla damla akar toprağa

kendimi bizimle karşılaştırdım ve hiçbir şey uyuşmuyordu
yaşayabilelim diye öldürdüm seni ve kendimi

ölümle ağırlaşmış insancıl dudaklarla mecbur bırakıldık
kendini beğenmiş aptallığın bu gülüşüne

(“Yolu Olmayan Adam”dan)

Erik Lindegren (1910-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy