XIX

 

el yordamıyla arar ve birbirlerinin vaatlerine yük olur eller

bir ayak tüketir adamın ağzını fakat avutur takat

 

rüzgâr gülünün pas tutmuş unutkanlığı yarar etimizi

fakat hiçbir yaralı teker kemerleşmez feryatla göklere karşı

 

hiçbir geçmiş geçip gitmez çağlayanın gümbürtüsü önünden

hiçbir hareket acı vermez aşırı dar dölyatağında

 

deniz dalgalarının son vuruşu yitirir kendini labirentlerde

ve fenerler yakılır mercanın batmış gözlerinde

 

ve iblisin kanayan dudaklarında yansıtılırken

birbirimizin mağaralarına görülmeden kıvrılırız

 

ve giderek artar fısıltı sesleri ve mutlak mutluluk

sanki kollarında boğulan bir kızı taşımışlar

 

fakat duvarlar boyunca sürükleniriz salınırız kurşunda

artık elimiz de kalkmaz yanan güneşte

 

(“Yolu Olmayan Adam”dan)

 

Erik Lindegren (1910-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy