I

 

(aynaların salonunda Narkissos değil yalnızca
baş dönmesiz taç giyen umutsuzluğunun sütununda

emzirdi sonsuzluğu bir yüz buruşturmasıyla
sınırsız olanakların ülkesi

aynaların salonunda tek bir lekelenmiş ağlayış
firar etti aldırışsızlığın çizik kılıcından

ve şehirdeki bütün pencerelere inen
toza ve vaade dönüştürdü havayı

aynaların salonunda tamamlanmışlık durur sac levhada
ve taşınır bir mahkûm gibi standart göğüste

ki patlamaların parıltısında sözcükler harakiri yapar orada
ve trompet paramparça porselen ve ölen kan tadındadır

aynaların salonunda bir kişi haddinden fazla kişi olur
ve gene de çiy gibi düşmek ister zamanın mezarına)

(“Yolu Olmayan Adam”dan)

Erik Lindegren (1910-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy