Ve Böyleydi Nineveh’te

Evet ya! Bir şairim ben ve döksün
Mezarımın üstüne gül yapraklarını bakireler
Ve mersinleri erkekler, katletmeden önce
Günü karanlık kılıcıyla gece.

Heyhat! ne sen ne de ben
Engelleyebiliriz bunu,
Değil mi ki tümüyle eski adettir bu,
Ve burada Nineveh’te seyrettim
Bir çok şarkıcının geçişini ve yerini alışını
Kimsenin uykusunu ya da şarkısını
Rahatsız etmediği o loş salonlarda.
Ve bir çoğu söyledi şarkılarını
Daha bir hünerle, benden daha derin bir ruhla;
Ve şimdi bir çoğu çiçeklerinin rüzgârıyla
Benim dalgalarla aşınmış güzelliğime üstün gelir,
Gene de şairim ben, ve mezarımın üstüne
Bütün insanlar gül yaprakları döksün
Işığı katletmeden önce
Mavi kılıcıyla gece.

İşte böyle, Raana, şarkılarım yüksek tonla çınlamaz
Ya da diğerlerinden daha tatlı değildir tonları, fakat
Bir şairim ben burada, hayatı yudumlarım
Daha önemsiz kimselerin şarabı yudumladıkları gibi.

Ezra Pound (1885-1972)

Çeviren: İsmail  Haydar Aksoy